Verdiği damak zevki ve hazmının kolaylığının yanı sıra, zeytinyağının 210 0C-230 0C ye kadar yüksek ısılara karşı dayanıklı olması, onun mutfak açısından da vazgeçilmez yapıyor. zeytinyağı tekli doymamış yağ asiti içerdiği için, öteki sıvı yağlara oranla daha ğeç bozulur. Patatesten köfteye, balıktan tavuğa, havuç, patlıcan veya kabak tavandan sahandan yumurtaya, pişirilen veya genelde 180 0C’den kızartılan gıdalara lezzet katan zeytinyağı, kızarttığı maddelerin proteinlerini yitirmelerini de önler. Üstelik, dışında oluşturduğu tabaka sayesinde, yağının kızartılan maddeler içine işleyip yüzeyinde kalmasını sağlar. Kızarttığı gıdaların doğal tadını saklayan ve koruyan başka bir sıvı yağ var mı acaba?
Zeytinyağı, kızartma yağı olarak çok ekonomiktir. Isındıkça hacmi genişlediği için, çok miktarda kullanılmasına gerek yoktur. Dahası, kızartmada kullanılmış yağ, süzülmeksizin yeniden kullanılabilir. Zeytinyağının içerdiği antioksidanlar onu ekşimeye karşı d aha dayanıklı yapar. Kısacası, zeytinyağı hem sağlıklı hem de hesaplıdır. Doğanın gerçek bir mucizesi olan saf zeytinyağının sadece damak tadı düşkünlerinin değil,aynı zamanda sağlık konusunda da duyarlı ve bilinçli tüketicilerin yerinde seçimi olması boşuna değil ama Akdeniz bilgelerin söylediği şu sözler unutmamak şartıyla:”şarabın yıllanmışı, zeytinyağının tazesi”. Siz de iki yılın ötesinde sakın zeytinyağınızı eskitmeyin ve bu arada havadan, ışıktan ve sıcaktan korumayı ihmal etmeyin ki nefis özellikleri azalmasın.